İzmir'in akşamları, denizin üzerine düşen gün batımıyla başka bir güzelliğe bürünürdü. Kordon boyunca yürüyen insanlar, martı sesleri ve uzaktan gelen vapur düdükleri şehrin hiç bitmeyen hikâyesine eşlik ederdi.
Emre, Ceren'le tam da böyle bir akşamda tanıştı.
İnternette karşısına çıkan İzmir Escort ilanı üzerinden başlayan konuşmaları, kısa sürede sıradan bir tanışmanın çok ötesine geçti. Ceren'in kelimelerinde farklı bir şey vardı. Hayata karşı kırgın ama insanlara karşı hâlâ umutlu bir tarafı bulunuyordu.
İlk buluşmalarında saatlerce konuştular.
Ceren, çocukluğundan ve gerçekleşmesini istediği hayallerinden bahsetti. Bir gün İzmir'den uzaklaşıp küçük bir sahil kasabasında yaşamak istediğini söyledi.
Emre gülümsedi.
“Belki bir gün birlikte gideriz.”
Ceren başını çevirip denize baktı.
“Bazı hayallerin gerçekleşmesi için zaman gerekiyor.”
“Bizim zamanımız var.”
Ceren cevap vermedi.
Çünkü Emre'nin bilmediği bir gerçek vardı.
Ceren uzun zamandır ciddi bir hastalıkla mücadele ediyordu. Zamanının ne kadar kaldığını kendisi de bilmiyordu. Bu yüzden hayatındaki insanlara bağlanmaktan korkuyordu.
Fakat Emre'den uzak durmayı da başaramadı.
Günler haftalara, haftalar aylara dönüştü. Birlikte İzmir'in sokaklarında yürüdüler, yağmurlu akşamlarda küçük kafelerde oturdular ve geleceğe dair planlar yaptılar.
Bir gece Ceren, Emre'ye küçük bir zarf verdi.
“Bunu şimdi açma.”
“Ne zaman açacağım?”
“Beni çok özlediğin zaman.”
Emre bunun nedenini anlamadı.
Birkaç hafta sonra Ceren hastaneye kaldırıldı.
Emre günlerce onun başından ayrılmadı. Ceren'in son gecesinde dışarıda yine İzmir'in o tanıdık rüzgârı esiyordu.
Ceren, Emre'nin elini tuttu.
“Bana kızma.”
“Niye kızayım?”
“Çünkü sana verdiğim sözleri tutamadım.”
Emre gözyaşlarını saklamaya çalışarak başını salladı.
“Sen benim hayatıma girerek zaten en güzel sözünü tuttun.”
Ceren son kez gülümsedi.
Ertesi sabah Emre, onun artık yanında olmadığını öğrendi.
Aylar sonra zarfı açtı.
İçinde yalnızca birkaç satır vardı:
“Emre, eğer bunu okuyorsan artık yanımda değilim. Ama lütfen beni kaybettiğin güne değil, birlikte güldüğümüz günlere bak. İzmir'e her geldiğinde denize bak. Çünkü ben en çok denizi severdim. Ve unutma, bazı insanlar kısa süre kalır ama kalpte bıraktıkları iz ömür boyu silinmez.”
Emre yıllar boyunca Ceren'i unutmadı.
Her gün değil, ama her deniz kokusunda, her gün batımında ve her vapur düdüğünde onu hatırladı.
Çünkü bazı aşklar birlikte yaşlanamaz.
Bazı hikâyeler mutlu sonla bitmez.
Ama gerçek sevgi, hikâye sona erdiğinde bile insanın içinde yaşamaya devam eder. Daha Fazlası için İzmir Escort Katagorisine Tıklayın
Yorumlar
Yorum yaz
Yayınlanmadan önce incelenir.